Aile içi şiddet ve tehditte şikayeti geri almak cezayı etkiler mi?
Eşimle aile içi şiddet ve tartışma yaşadık. Yeni doğum yapmıştım. Kuaföre gitmem gerekti, eşim çocuğu ona bırakıp gitmemi söyledi. Biraz gecikince çocuğumuz çok ağlamış. Eşim bana hakaret etti ve evde tartışma çıktı. Kardeşim de yanımdaydı. Tartışma sırasında ben eşime vurduğum için eşim kolumu tuttu, kardeşim de eşime vurdu ve kavga büyüdü. Ben eşimden şikayetçi oldum, eşim de benden ve kardeşimden şikayetçi oldu. Yaklaşık 2 ay sonra gidip şikayetimi geri aldım. Daha sonra para cezası verildi. Eşim beni iki kez tehdit ettiği için tekrar şikayetçi oldum. Bir avukat, dosyanın kapanması için imza gerektiğini söyledi ve eşimden imza istedi. Bugün eşime posta ile gelen evrakta 10 ay 5 gün ceza verildiği yazıyor.
Bu durumda; şikayeti geri almam cezayı düşürür veya dosyayı kapatır mı? Verilen 10 ay 5 gün ceza kesinleşmiş midir, itiraz/istinaf süresi var mı ve ceza ertelenir/para cezasına çevrilir mi? Ayrıca benim ve kardeşimin durumu açısından nasıl bir süreç olur?
Cevaplar
Merhaba, anlattıklarınız aynı anda hem aile içi şiddete karşı koruma süreci (6284) hem de ceza soruşturması/ceza davası yürümüş olabileceğini gösteriyor; bu yüzden “dosyayı kapatma imzası” ve gelen kâğıttaki “10 ay 5 gün” ifadesini tek bir dosya gibi düşünmek bazen yanıltıcı oluyor.
Önce şunu netleştireyim: 6284 kapsamındaki “tedbir kararına aykırılık”ta verilen zorlama hapsi toplamda 6 ayı geçemez; Kanunda açıkça böyle düzenlenmiştir (bkz. 6284 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi). Bu nedenle eşinize “10 ay 5 gün” verilmişse, bu çoğu durumda 6284’teki zorlama hapsinden değil; tehdit, hakaret, yaralama gibi bir suçtan ceza mahkemesi hükmü olma ihtimali yüksektir.
“Şikâyetimi geri aldım” demeniz önemli ama her suçta dosyayı otomatik kapatmaz. Bazı suçlar şikâyete bağlıdır; bazıları ise kamu davası olarak devam eder. Ayrıca 6284 tedbirleri “barıştık, vazgeçtik” denilse bile mahkemece kaldırılmadıkça yürürlükte kalabilir.
Bugün gelen tebligatta yazan karar bir mahkûmiyet hükmü ise, kanun yolu süresi çok kritiktir: Ceza yargılamasında istinaf süresi kural olarak 7 gündür (bkz. Ceza Muhakemesi Kanunu madde 273). Hüküm siz/eşiniz yokken açıklandıysa süre tebliğden başlar; bu ayrım pratikte sonucu değiştirir.
Bu aşamada en güvenli yol şu olur:
Son olarak, yeni doğum sonrası dönemde şiddet/tehdit tekrar ediyorsa güvenlik öncelikli ilerleyin; 183 hattı ve bulunduğunuz yerde ŞÖNİM üzerinden destek mekanizmaları devreye alınabilir.
Size net yol haritası çizebilmem için 2 kısa soru sorayım:
Merhaba, anlattıklarınız hem aile içi şiddet hem de devamında “tehdit” iddiası nedeniyle ceza ve koruma (tedbir) süreçlerini birlikte doğurabilecek bir tablo. Yeni doğum yapmış olmanız ve evde bebek olması sebebiyle, önce güvenliğiniz ve çocuğun güvenliği üzerinden ilerlemek en doğru yaklaşım.
Şikâyetinizi geri almış olmanız dosyanın mutlaka kapanacağı anlamına gelmez. Bazı suçlarda “şikâyetten vazgeçme” davayı düşürebilir; ancak bazı durumlarda savcılık/mahkeme şikâyet olmasa bile yargılamaya devam edebilir veya daha önce verilmiş bir kararın tebligatı sonradan gelebilir. Bu yüzden eşinize gelen “10 ay 5 gün ceza” yazısı;
Bugün yapılacak en kritik iş, o tebligatın “karar mı, gerekçeli karar mı, yoksa infaz evrakı mı” olduğunu netleştirmek. Eşiniz (ve siz, dosyada katılan/mağdur sıfatınız varsa) e-Devlet’ten UYAP Vatandaş üzerinden dosya evrakını görebilir; ayrıca kararı veren mahkemenin kaleminden karar türü ve başvuru süresi sorulabilir. Ceza yargılamasında kanun yolu süreleri ve başlangıcı teknik bir konu olduğundan, gecikmeden bir avukata (maddi durum uygunsa baronun adli yardımına) dosyayı inceletmenizi öneririm. Ceza muhakemesinin genel çerçevesi için resmi metin olarak Ceza Muhakemesi Kanunu esas alınır.
Diğer taraftan, siz şiddet/tehdit riski altındaysanız ceza dosyasından bağımsız olarak 6284 kapsamında aynı gün koruyucu-önleyici tedbir talep edebilirsiniz. Bu başvurular için harç/masraf alınmaması ve hızlı tedbir mantığı, 6284 sayılı Kanun sistematiğinde düzenlenmiştir. Uzaklaştırma, iletişim yasağı, konuttan uzaklaştırma, yaklaşmama gibi tedbirler talep edilebilir; acil durumda kolluk aracılığıyla da süreç işletilebilir. Acil riskte 112’yi arayın; ayrıca KADES üzerinden de yardım çağrısı yapılabilir (kurumsal bilgi için Emniyet Genel Müdürlüğü sayfası esas alınmalıdır).
Son olarak, “dosyayı kapatmak için imza” talebi her dosyada aynı anlama gelmez. İmzalanan şey; uzlaşma, vazgeçme dilekçesi, feragat, teslim-tebellüğ veya başka bir beyan olabilir. İçeriği görülmeden “imzalanmalı/imutlaka kapanır” denemez.
Eşinize gelen tebligatta yazan mahkeme adı ve esas-karar numarası nedir? Tebligatta “gerekçeli karar” mı yazıyor, yoksa “infaz/çağrı kâğıdı” gibi bir ifade var mı? Şu an aynı evde mi yaşıyorsunuz, yoksa ayrı mı?