Yürütmeyi durdurma bozuldu; tayin için tebligat beklenir mi?
Ankara’ya hizmet gereği atandım. Yürütmenin durdurulması kararı almıştım. Adalet Bakanlığı, mahkeme kararıyla tayinimi İstanbul Bölge İdare Mahkemesine çıkardı. Henüz göreve başlamadım, Ankara’dayım. Üst mahkeme (1. Dava Dairesi) yürütmenin durdurulması kararını bozdu.
Sorum şu: İstanbul Bölge İdare Mahkemesinde göreve başlamak için tebligat/atama emri gelmesini beklemeli miyim? Göreve başladıktan sonra yeniden Ankara’ya döndürülür müyüm, yoksa göreve başlamazsam disiplin işlemi/ihraç gibi bir sonuç doğar mı?
Cevaplar
Merhaba, anlattığınız tabloda kritik mesele “hangi işlemin ve hangi kararın size ne zaman tebliğ edildiği” ve bu tebliğden sonra “göreve başlama” yükümlülüğünün doğup doğmadığıdır; çünkü idare hukukunda süreler ve disiplin/özlük sonuçları çoğunlukla tebliğle başlar.
Yürütmenin durdurulması (YD) kararı varken idare, kural olarak dava konusu işlemi uygulamamalıdır; ancak üst merci (itiraz/istinaf incelemesi yapan daire) YD’yi kaldırdıysa/bozduysa, o andan itibaren idare dava konusu işlemi yeniden uygulayabilir. Bu çerçeve İYUK’ta YD ve kararların uygulanmasına ilişkin hükümlerle şekillenir; özellikle İYUK madde 27 ve 28 uygulamada belirleyicidir.
Sizin sorunuza “İstanbul Bölge İdare Mahkemesine gitmek için tebliğ alayım mı?” diye pratik cevap şu olur: elden tebliğ alma zorunluluğu olup olmadığı değil, göreve başlama emrinin size usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği önemlidir. Tebliğ (UETS/tebligat/elden imza karşılığı veya kurum içi resmî bildirim) yapılmadıysa, “başlamadın” denilerek ağır bir sonuç işletilmesi genellikle daha tartışmalı hale gelir; buna karşılık size açık bir “şu tarihte şu yerde göreve başlayın” yazısı tebliğ edildiyse, gitmemek ciddi risk doğurur.
“Gittikten sonra geri mi gelirim, yoksa ihraç edilir miyim?” kısmında iki ayrım var:
Eğer hâkim-savcı (veya hâkim-savcı yardımcısı statünüz 2802 rejimine bağlıysa), göreve başlama ve başlamama sonuçları bakımından 2802 sayılı Kanun madde 42-43 esas alınır. Eğer 657’ye tabi bir personelseniz, benzer mantıkla 657’deki göreve başlama/başlamama hükümleri uygulanır (tebliğ ve süreler belirleyicidir). Ayrıca Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün “başlayış/tebliğ” pratiklerine dair duyurularının, somut işlem bazında nasıl yürütüleceğini etkilediğini de not düşeyim; örneğin PGM’nin göreve başlayış işlemlerine dair duyurusu tebligatın nereden alınacağı ve başlayış süreçlerine ilişkin uygulama bilgisi içeriyor.
Bu aşamada riski azaltan en güvenli yol şudur: Size tebliğ edilmiş en güncel yazıyı (atama/başlama emri) esas alıp, tereddüt varsa aynı gün içinde kuruma yazılı olarak “üst merci YD’yi kaldırdı/bozdu; fiilen hangi tarihte, hangi yerde göreve başlamam isteniyor?” diye sorup, cevabı dosyanıza koymaktır. Sözlü yönlendirmeyle hareket etmek ileride ispat sorununa yol açar.
Son adımı netleştirebilmem için iki bilgiye ihtiyacım var: